• BIST 1.420
  • Altın 478,134
  • Dolar 8,3261
  • Euro 9,9948
  • Bursa 16 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 17 °C

Recep Altepe İstifa Etmemeli!

Ercan Özel
Son günlerde, Ak Parti’nin elinde bulunan ülkemizin en büyük üç ilinde ki Büyükşehir Belediye Başkanlarının, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından istifaya zorlanmaları ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor.
 
Normal şartlar altında yerel seçimlere bir buçuk yıldan az bir zaman kalmışken belediye başkanları neden istifaya zorlanıyor? Bunun sebebi yolsuzluk mu? Terör Örgütü’ne destek olmak mı? Yoksa güvensizlik mi? Ki bunlardan herhangi biri dahi olsa bundan aynı zamanda iktidar da sorumlu değil mi?
 
Çok iyi biliyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanı’nın beraber yola çıktığı, zorlu süreçleri beraber atlattığı kişileri, partiden tasfiye etmesi ilk kez karşımıza çıkan bir örnek değil. Aklıma ilk gelen isimler olarak Ertuğrul Yalçınbayır, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Abdullatif Şener, Ertuğrul Günay, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Kürşat Tüzmen, Murat Başesgioğlu, İdris Naim Şahin, Erdoğan Bayraktar istifa ederek ve/veya ettirilerek neden tasfiye edilmişlerse, şuan adı geçen Büyükşehir Belediye Başkanları da aynı sebepten dolayı itibar kaybı yaşatılarak istifaya zorlanıyor.
 
Bu kişilerin en büyük kusuru! olarak, şartsız ve koşulsuz tam biat ve tek lidere bağlılık konusunda göstermiş oldukları dik duruş olabilir mi? diye düşünmeden edemiyorum. Bütün değer ve söylemlerini ayaklar altına alan Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş ve Yiğit Bulut gibi isimlerin iktidar partisinde önemli görevlere getirilmesi de tam biat konusunda ki görüşlerimi destekliyor.
 
Büyükşehir Belediye Başkanlarının istifaya zorlanmasını veya başka bir ifade ile halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının, parti içi çekişmeler neticesinde ve bir takım tehditlerle görevi bırakmak zorunda bırakılmaya çalışılmaları, demokratik ve hukuksal açıdan değerlendirdiğim de kesinlikle kabul edilebilir olduğunu görmüyorum.
 
Maalesef hukukun üstün olduğu, ileri demokrasi ile yönetilen büyük devletler de bu tür uygulamalar la karşılaşılması mümkün görünmüyor. İstifası istenen bu iller ülkemizin kültürünün, ekonomisinin, kalbinin attığı yerler, yani can damarları olarak karşımızı çıkıyor.
 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın istifasının ardından gözler Ankara, Bursa ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlarına çevrildi. Cumhurbaşkanının ve parti sözcüsünün hemen her gün “istifa edin, yoksa olacaklar dan sorumlu değiliz” söylemlerine karşın, Büyükşehir Belediye Başkanlarının ortak söylemleri “istifa yok, göreve devam ediyoruz” oldu.
 
Recep Altepe’de şuan Bursa’da, özellikle kendi partisi içerisinde, en çok konuşulan ve eleştirilen kişiler arasında yer alıyor. Kendi partilileri ve teşkilat mensupları hakarete varan söylemlerini, sözlerini esirgemeden dile getiriyorlar.
 
RECEP ALTEPE SUÇSUZSA İSTİFA ETMEMELİ
 
Herkes kendi hatalarını, yapmış olduğu yanlışları ve işlediği günahlarını biliyor. Şahsi düşüncem Recep Altepe eğer bir suç işlememiş ise Belediye başkanlığından istifa etmemesi yönündedir.
 
Muhakkak ki istifaların istenmesinin altında bir sebep olması gerektiği aşikârdır. Eğer ortada Recep Altepe’nin görevi bırakmasına sebep olacak nitelikte gerekçeler varsa, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Başbakanın veya ilgili Bakanın kamuoyunu bu gerekçeler konusunda acil bir şekilde bilgilendirmesi ve gerekli yargı sürecini başlatarak üstü örtülmeye çalışılan gerçeklerin ortaya çıkartılması gerekiyor.
 
 
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin istifası, ne şahsının kişisel iradesi ile ortaya konulan bir olay, ne metal yorgunluğu, ne de görev değişikliği denilerek üstü kapatılacak bir durum değildir.
 
Osmanlıya payitahtlık yapmış, Türkiye’nin en önemli Büyükşehirlerinden biri olan Bursa’nın, Büyükşehir Belediye Başkanının istifası isteniyor. Yani hayati mühim bir sorun olduğu ortada.
 
Durum öyle bir hal aldı ki, Sayın Altepe ile birlikte hareket eden onunla birlikte Bursa’nın yönetiminde söz sahibi olan Belediye Başkanlarından ve AK Parti meclis üyelerinden bir kişi bile çıkıp ta, “Recep Başkan yolsuzluk, usulsüzlük yapmaz, teröre destek olmaz, hepimizden çok Bursa’ya hizmet etmek için o mücadele ediyor. Onun istifa ettirilmesi haksızlıktır, yanlıştır, seçmene bunu anlatamayız. Recep Altepe yoksa bende yokum, istifa ederim. Hepimiz Recebiz” diyemiyor. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde, Başkan hariç 70 kişiden oluşan AK Parti Grubundan 1 kişi bile bunları söylemiyor, Başkanının yanında, arkasında durmuyorsa, ortada ciddi bir sorun olduğu gerçeğini bizlere gösteriyor.
 
Yetkililer en kısa zamanda basının karşısına çıkıp, bu büyük sorunun ne olduğunu açıklamakla zorunludurlar. Aksi taktirde yapılan bu müdahale, demokratik mekanizmaları hiçe sayan bir darbe olarak Türk siyasi hayatına damga vuracaktır. Şu yadsınamaz bir gerçek tir ki! Recep Altepe’nin istifaya zorlanması hukuk, demokrasi ve milli irade adına oldukça utanç verici bir durum’ dur.
 
Korku imparatorluğu oluşturmak milli irade ve Türk Devlet yapısına ters bir harekettir. Kanaatimce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından kimse Cumhurbaşkanlığı makamını şantaj makamı olarak görmemektedir. Her kim suçlu ise bu en kısa zamanda açıklanmalı ve yargı önünde sorguya çekilmelidir. Yargıyı harekete geçirmek ya da durdurmak cumhurbaşkanının görevi değildir. Belediye Başkanlarının, hesap verip vermemelerinin istifa ile ilişkisi nedir? Suçu olan istifa ederse, Sayın Cumhurbaşkanı ya da yargı bu suçu kapatacak mı yoksa yasal süreci mi başlatacaklar?
 
Aksi takdirde bu yapılanlar belediye başkanlarını tam bir şaibe ve zan altına sokmak tan başka bir şey değildir.
 
Bursa’da kendi partisinde bile artık “istenmeyen adam” haline gelen Altepe’nin, “hemen istifa et” söylemlerine karşı, Reis-i Cumhur’u “Tİ” ye alarak ve gülerek “istifa yok, biz işimize bakıyoruz” sözünün, Külliye’de büyük yankı uyandırdığından eminim. Altepe’nin yapmış olduğu bu çıkış, aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’de ki otoritesini sarsmaya yönelik olduğu ortadadır ve bunda da bir nebze de olsa başarılı olmuştur. Bu tarihten itibaren kendisini zor günler beklediğini söylememiz için de müneccim olmaya gerek yok.
 
“Partinin şeref ve onuru, kişilerin şeref ve onurundan daha üstündür” diyen Sayın Cumhurbaşkanımız, ne yazık ki milli iradenin üstüne, kendi iradesini koymakla seçmenlerine ve halka büyük bir yanlış yaptığı kanaatindeyim.
 
Eğer Recep Altepe kendine güveniyor, eksiği ve açığı olmadığına inanıyorsa baskılara karşı direnir, mücadelesine hakkıyla devam eder. Onurlu ve şerefli bir kişiliğe sahip bir insan olduğunu göstermek istiyorsa, her türlü tehdit ve şantaja karşı dik ve omurgalı bir şekilde durmalı, kendisine güvenen ve ona oyları ile destek veren 852 bin 304 kişiyi arkasına alarak, Bursa’ya hizmet etme aşkını bağımsız olarak yürütmelidir. Olması gereken de budur. Ama Altepe’de bu şekilde hareket edecek yürek ve medeni cesaret var mı? Bu tartışılması gereken ayrı bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
 
Fakat , düşüncem o dur ki; Recep Altepe en kısa zaman içinde basın mensuplarının karşısına çıkarak yapmış olduğu hizmetleri anlattıktan sonra istifasını vererek, Reis-i Cumhur'un emrinde olduğunu deklare edecektir.
 
Muhalif olarak gördükleri herkesi, FETÖ cü olarak ihbar eden, her türlü muhalif sesi susturabilmek için FETÖ’cü olmakla suçlamanın alışkanlık haline geldiği ülkemizde, doğruları yazan, gerçekleri ve söylenmesi gerekenleri, insanlara aktaran kişilerin sayısının artması gerektiği kanaatindeyim.
 
Demokratik ülkelerde siyasi otorite kendisine yönelik meşru olmayan bazı tehlikelerin var olduğunu düşünüyorsa bunlarla hukuk ve sosyal devlet yapısının sınırları içinde kalarak mücadele etmesinin zorunlu olması gerektiği kanaatindeyim. Demokratik bir hukuk devletinin ortaya koyduğu sınırlamaları ortadan kaldırarak yapılan mücadelenin kesinlikle meşruiyete sahip olmayacağı inancını taşıyorum. Hukukun sona erdiği yerde tahakküm ’ün başladığını herkes bilmelidir.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78