• BIST 2.529,26
  • Altın 972.26
  • Dolar 16.572
  • Euro 17.5022
  • Bursa 19 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 16 °C

'Sansür Yasasına Hayır'

'Sansür Yasasına Hayır'
Gazeteci meslek örgütlerinden tepki...

TGC, TGS, Basın Konseyi, TYS, DİSK Basın İş, PEN Türkiye, TÜRKYAYBİR İstanbul’da bir toplantı yaparak 22 Haziran 2022 Çarşamba günü TBMM’ye gelmesi beklenen Sosyal Medya Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesini istedi. Meslek Örgütleri iktidarın tek sesli bir toplum yaratmak için seçim öncesi sansürü ve oto sansürü ağırlaştırmak için uğraştığına dikkat çekti.  

TBMM’ye 22 Haziran 2022 Çarşamba günü gelmesi beklenen Sosyal Medya Yasa Tasarısıyla ilgili olarak meslek örgütleri eleştirilerini, itirazlarını ortaya koymak için bir basın toplantısı düzenledi. 

İstanbul’da 21 Haziran 2022 Salı günü saat 14.00’de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya yedi meslek örgütünün temsilcisi katıldı. Toplantıda yasa tasarısının basın meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlandığına dikkat çekildi.

Meslek örgütleri temsilcileri yasanın geri çekilmesini talep etti. Sunuculuğunu TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş'in yaptığı toplantıya konuşmacı olarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş, Basın Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Eşmen, Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Adnan Özyalçıner, DİSK Basın İş Sendikası Genel Sekreteri Özge Yurttaş, PEN Yazarlar Derneği İkinci Başkanı Halil İbrahim Özcan ve Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk katıldı. 

TURGAY OLCAYTO: İKTİDAR TEK SESLİ TOPLUM YARATMAK İSTİYOR 

Toplantıda konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, iktidarın tek sesli bir toplum yaratmak istediğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“İktidarın çok sesli bir toplum yaratmak istemediği açık. Tam tersine tek sesli tek düşünceyi içeren bir topluma dönüştürmek konusunda çalışmaları var. Sosyal Medya Yasa Tasarısı da bunlardan bir tanesi. Türkiye'de sansür-oto sansür yetmezmiş gibi tehditler,  iktidarın baskıları yetmezmiş gibi bir de sosyal medyadaki insanlara kapıları kapamak istiyorlar. Neden korkuyorlar korkmasalar böyle bir şey yapmazlar diye düşünüyorum. İnsanların aykırı düşüncelerinden korkuyorlar İnsanların tasarladıkları düşüncelerinin nelere yol açacağından korkuyorlar. Belki yeni düşünceler çok daha güzel ufuklara yol açabilir, demokrasiye yol açabilir, demokrasinin yeşermesine yol açabilir. Yıllardır bir demokrasi lafı gidiyor ama demokrasi yolunda bir arpa boyu bile yol alamadık. Hep darbelerle, iktidarın baskılarıyla, askerlerin baskılarıyla insanların düşünceleri örselenmiş, edilgen kılınmış bir toplum. Bu yasa tasarıyla toplum daha da edilgen hale getirilmek isteniyor. Tasarı Meclis’te yasalaştığında cezaevlerine yeni müşteriler eklenecek. Türkiye'de okullar yerine, cezaevi inşaatları hızla sürüyor. Ne kadar çok insan doldurursak oraya o kadar iktidarda kalacağız zanneden bir yönetim var. Haklı bir mücadelemiz var. Elimizden geldiğince mücadelemizi sürdüreceğiz. Gazeteciliğin, haberin serbest dolaşmadığı, gazeteciliğin rahatça yapılamadığı bir ülkede demokrasiden söz edilemez.”

GÖKHAN DURMUŞ:  BU TASARININ İÇİNDE HABER YOK, SANSÜR VAR

Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş ise yasa tasarısının çıkmasını neden istemediklerini dile getirdiği konuşmasında şunları söyledi:

“Bu kanun teklifi gazetecilere,  basın meslek örgütlerine sorulmadan hazırlandı. Bu kanunun tasarısının içerisinde gazetecilerin haber yapmasını kolaylaştıracak bir düzenleme yok. Türkiye tarihinin belki de en büyük sansür yasası.  Sadece gazetecilik faaliyetini değil, toplumun haberleşme kanallarına dönüşen sosyal medya ağlarını da kontrol altına alan, onları da susturmaya çalışan bir kanun düzenlemesi. Bu kanun teklifi iki haftadır Meclisin Dijital Mecralar ve Adalet Komisyonu’nda görüşüldü. Meslek örgütleri olarak toplantılara katıldık ve itirazlarımızı ilettik. İtirazlarımıza rağmen Meclis gündemine aynen hazırladıkları şekilde geri geliyor.  Ne olacak bu kanun çıkınca kısaca ondan bahsedeyim daha kanun çıkmadan Diyarbakır'da 16 meslektaşımız tutuklandı. Ordu'da bir haber sitesi haber kaynağını açıklamadığı için bütün bilgisayarlarına el kondu, haber kaynağını açıklamaya zorlandı. Bu yasanın içerisinde dezenformasyonla mücadele edeceğiz derken aslında haberi ortadan kaldırmaya çalışan bir düzen var. Bu tasarının içerisinde haber yok.  Sadece sansür var o yüzden biz bu tasarıyı kabul etmiyoruz.” 

ADNAN ÖZYALÇINER: BU YASA TASARISI ÖZGÜRLÜKLERE EL KOYMAK DEMEK

Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Adnan Özyalçıner ise konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

“Bu yasa tasarısı temel hak ve özgürlüklere el koymak demektir. Yalnız gazeteci-okur arasında özgürce haber verme ve haber almadaki düşünceyi ifade özgürlüğünü kısıtlamış olmakla kalınmıyor. İnsanlar arasındaki serbestçe iletişim kurma ve konuşma özgürlüklerini de, düşüncelerini söyleme, ifade etme özgürlüklerini de yasaklıyor. Sansür ve oto sansür yoluyla haksızlıklar, yolsuzluklar, adaletsizlikler konuşulmasın diye toplumsal muhalefet temelden susturulmak isteniyor. Yazdığınız ve söylediğiniz her doğrunun sonucunda hapishaneler sizi bekliyor olacak. Getirilmek istenen bu yasanın özeti bence bu. Bütün meslek örgütleriyle birlikte bu işin peşindeyiz. Karşısında olmaya devam edeceğiz.” 

ÖZGE YURTTAŞ: GAZETECİLİK MESLEĞİNİ İCRA EDİLEMEZ HALE GETİRMEYE ÇALIŞAN BİR DALGA VAR 

DİSK Basın İş Genel Sekreteri Özge Yurttaş ise seçime kadar olan sürecin giderek ağırlaşacağına vurgu yaptığı konuşmasında şu konulara dikkat çekti:

“Görünen o ki Türkiye bir sonraki genel seçime kadar başta medya olmak üzere basın ve ifade özgürlüğü alanının giderek daraltıldığı, gazetecilerin yaptığı haberler nedeniyle hedef haline geldiği bir döneme doğru gidiyor. Gazetecilik mesleğini icra edilemez hale getirmeye çalışan bir dalga var. Buna karşı birlikte, kimseyi geride bırakmadan mücadele etmemizin daha da önemli hale geldiğini söylemek isteriz. Bu toplantı ve açıklamalar gazetecilerin hedef haline getirildiği her türlü girişim karşısında etkili, güçlü, birbirimizle dayanışma sergilediğimiz mücadelenin başlangıcı olarak görülsün. Şüphesiz kolay değil birçok zorlukla bugüne kadar sınandık. Bundan sonra da sınanacağız.  Ama önemli olan elimizdeki olanaklarla ve örgütsel kapasitenin tamamını kullanarak bütün gücümüzle karşı koymak. Biz basın özgürlüğü için, halkın haber alma özgürlüğü için yasanın geri çekilmesini, eş zamanlı olarak gazetecilerin hedef alındığı her türlü operasyonun, davanın ve hukuki soruşturmanın da gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” 

MUSTAFA EŞMEN: İKTİDAR SOPASI OLARAK KULLANILACAK BİR YASA  

Basın Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Eşmen ise sosyal medya yasa tasarısının yasalaşmasına temelden karşı olduklarını belirtti. Komisyonlara davet edilen basın meslek örgütlerinin hiçbir önerisinin kabul edilmediğine vurgu yapan Eşmen, “Seçim ortamına geçilirken bu gelişmelerin olması daha bir anlam taşıyor. Bu yasa tasarısı özgür ve bağımsız medyaya  yönelik iktidar sopası olarak kullanılacak. Halen ispatlı haberler yapan meslektaşlarımız gece evlerinde basılarak gözaltına alınıyorlar, tutuklanıyorlar haklarında dava açılıyor. Gazetecilerin ömürleri adliye koridorlarında geçiyor. Bu tasarı yasalaşınca durum daha da vahim olacak. Basın özgürlüğünden doğacak sakıncaların yine basın özgürlüğü içerisinde çözülmesi gereklidir. Bütün meslek örgütleri bir araya geldi bunun için mücadele veriyor. Yalan haberle basın meslek örgütleri mücadele eder, basının kendini denetlemesiyle bu sorun çözülebilir. Bizler bütün gücümüzle mücadele edeceğiz” dedi.

HALİL İBRAHİM ÖZCAN: İKTİDAR KORKU İKLİMİNİ CANLI TUTMAYA ÇALIŞIYOR 

PEN Yazarlar Derneği İkinci Başkanı olan Halil İbrahim Özcan ise konuşmasında basını susturmaya çalışarak bir yere varılamayacağını dile getirdiklerini ama iktidarın kulaklarının sağır olduğunu söyledi. Halil İbrahim Özcan konuşmasına şöyle devam etti:

“İktidar korku iklimini canlı tutmak için dezenformasyonla mücadele altında yine hedefine düşünce ve ifade özgürlüğünü koymuştur. Yasa çıkarsa görülüyor ki bu daha fazla baskı, daha fazla sansür anlamına geliyor. CİMER’e sürekli yurttaşların şikayetleriyle, ya da sosyal medya paylaşımlarıyla, durduk yere tutuklanmalar, işten atılmalar ve cezalandırmalar olacak. Şiddeti övmeyen, hakaret etmeyen sosyal medya paylaşımları bile yıllar sonra tekrar gündeme getirilerek şikayet konusu yapılıyor. Bu tasarı eğer yasalaşırsa, yeni bir baskı dönemine gireceğiz. Biz Uluslararası PEN  olarak bu yasaya niye karşı olduğumuzu neden karşı olduğumuzu uluslararası platformda da anlatmaya çalışacağız.” 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Belediye Başkan Yardımcısı gözaltında27 Haziran 2022 Pazartesi 12:25
  • Okullar, ekmek üretip, satacak26 Haziran 2022 Pazar 19:50
  • Kesilmek üzere olan atlar kurtarıldı25 Haziran 2022 Cumartesi 13:50
  • KKTC'deki yangını sağanak söndürdü25 Haziran 2022 Cumartesi 12:51
  • BTP liderinden çarpıcı yorum25 Haziran 2022 Cumartesi 12:23
  • Yargıtay'dan emsal karar25 Haziran 2022 Cumartesi 10:00
  • İmamoğlu, 3 yılın hesabını verdi24 Haziran 2022 Cuma 16:50
  • Nebati'den ekonomi açıklaması24 Haziran 2022 Cuma 14:02
  • Erdoğan, yangınla ilgili bilgi aldı24 Haziran 2022 Cuma 13:57
  • MSB'den yangın uçağı açıklaması24 Haziran 2022 Cuma 12:07
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78