• BIST 13458.1
  • Altın 6174.48
  • Dolar 47.4686
  • Euro 54.7711
  • Bursa 26 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 26 °C

Uykusuzluk Çekenler Dikkat!

Uykusuzluk Çekenler Dikkat!
Uykusuzluk Çekenler Dikkat!

Uykusuzluk, toplumun yüzde 90'ı tarafından hayatlarının bir döneminde mutlaka yaşanıyor. 2 aydan uzun süren ve haftada 2-3 geceden sık olarak uykusuzluk yaşayanlar, yani kronik uykusuzların oranı ise yüzde 30. 17 Mart Dünya Uyku gününde insanları uyku sağlığı ve kalitesi hakkında bilinçli olmaya davet eden DoktorTakvimi.com doktorlarından Prof. Dr. Hakan Kaynak,uyku hastalıkları ve tedavileri hakkında bilinmeyenleri cevaplıyor.

Neredeyse herkes hayatının bir döneminde uykusuzluk problemiyle karşılaşıyor. Toplumun yüzde 30'u da 2 aydan uzun süren ve haftada 2-3 geceden sık olarak görülen kronik uykusuzlukla mücadele ediyor. Kronik uykusuzluk çeken hastaların yüzde 10'u ise ilaç tedavisi görüyor. Ancak uykusuzluk için ilaç kullanmak, hastalığın ardındaki sebepleri göz ardı ederek geçici ve kısa süreli bir tedaviden öteye gitmiyor. Peki, nedir kronik uykusuzluk? Kimler uyku merkezinde tedavi olmalı? 17 Mart Dünya uyku gününde herkesi uyku kalitesi ve sağlığı hakkında bilinçli olmaya davet eden Prof. Dr. Hakan Kaynak, tüm bu soruların cevaplarını açıklıyor.

100'e yakın uyku hastalığı var!

Uykusuzluk sebeplerinin yüzde 30'unu kendine özel tedavisi olan ve uyku bozuklukları merkezlerinde tanısı konabilen huzursuz bacak sendromu ve uykuda periyodik hareket bozukluğu oluşturuyor. Obstrüktif uyku-apne sendromu ise toplumda en az yüzde 4-5 oranında görülüyor ve horlama, uykuda solunum durmaları gibi sebeplerle ortaya çıkıyor. Obstrüktif uyku-apne sendromu sıklıkla görülen semptomları ve komplikasyonları nedeniyle hastanın yaşıtlarından 8-16 misli daha fazla sağlık harcaması yapmasına sebep oluyor. Hastalar tanı konulana kadar ortalama 8 sene zaman kaybediyor.

Obstrüktif uyku-apne sendromunun hipertansiyonlu hastalarda yaklaşık yüzde 50 oranında görüldüğünü belirten DoktorTakvimi.com doktorlarından Prof. Dr. Hakan Kaynak;

"Aynı şekilde obstrüktif uyku-apne sendromlu hastalarda da yaklaşık yüzde 50 oranında hipertansiyon bulunduğunu görüyoruz. Obstrüktif uyku-apne sendromu, damar hastalıkları için bilinen tüm risk faktörlerinden daha önemli olması ve diğer risk faktörlerini de bünyesinde bulundurması dolayısı ile ayrıca önem kazanıyor. Ayrıca yine belirtmekte yarar var; kalp krizi veya felç nedeniyle gözlem altında tutulan hastaların yüzde 60-70'inde obstrüktif uyku-apne sendromunun varlığı saptanmıştır." diyor.Son sınıflamalarda tanımlanan 100'e yakın uyku hastalığı bulunuyor.

Trafik kazalarının neredeyse yarısından uyku-apnesi sorumlu

Obstrüktif uyku-apne sendromunun trafik ve iş kazalarındaki rolü de günümüzde anlaşılmış durumda. Dünyayı sarsan büyük facialarda ve trafik kazalarının hemen hemen yarısında uyku-apne sendromlu hastaların uykularının sorumlu olduğu kesinleşmiş. Bu nedenle dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye'de tedavi olmamış uyku-apne sendromlu hastaların sürücü belgesi alması kanunla engelleniyor. Ancak pratik uygulama henüz yapılamıyor.

Kimler uyku merkezine başvurmalı?

Uykuya dalamayan, gece içinde sık sık uyanan, sabah uykusunu alamadan uyanan ve bu belirtileri birkaç ay süreyle yaşayanların uyku hekimine başvurmalarında fayda var. Prof. Dr. Hakan Kaynak, gün içinde yorgun, uykulu olan hastaların da bu şikayetlerini iş hayatının zorluklarına ve stres gibi sebeplere bağlamadan önce bir uyku merkezine başvurmaları gerektiğini söylüyor. Horlayan, gece terleyen ve sık sık tuvalet ihtiyacı ile uyanan hastaların da uyku apne sendromu riski dolayısıyla başvurularını ertelememelerinde yarar var. Hipertansiyon, diyabet, obezite ve kalp hastalıklarında da uyku hastalıklarının rolü olabiliyor. Bu yüzden bu hastaların uyku merkezlerine başvurmaları hayati önem taşıyor.

Hastanın şikayetine göre uygun test seçiliyor

Uyku hekimleri de diğer meslektaşları gibi öncelikle hastayı dinleyerek muayene ediyor. Gerekli tetkiklerin ardından diğer tıp branşlarından farklı olarak, uyku merkezlerinde teşhis amacıyla uyku testlerine başvuruluyor.Hastanın şikayetleri, nasıl bir test seçileceği konusunda hekimi yönlendiriyor. Uyku testleri hastanın durumuna göre uyku merkezinde veya evde de yapılabiliyor. Hangi testin yapılacağına ise muayene sırasında hasta ve hekim birlikte karar veriyor.

Tedavisi olmayan uyku hastalığı yok

Birçok hasta uyku testi sırasında "uyuyamayacağım" ön yargısına kapılarak uyku hekimine başvurmaktan kaçınıyor. Ancak Prof. Dr. Hakan Kaynak, uyku testi sırasında uyuyamayanların istisna olduğunu söylüyor. Hatta bazı hastalar evlerinde uyuduklarından daha iyi uyuduklarını belirtiyor. Huzursuz bacak sendromu olan hastaların gece içinde hareketin sınırlamasından rahatsız olacaklarını ve bu yüzden bu hastalara uyku testi yapılmasından kaçınılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Hakan Kaynak, tedavisi olmayan bir uyku hastalığının olmadığının altını çiziyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!30 Temmuz 2026 Perşembe 16:17
  • Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!30 Temmuz 2026 Perşembe 12:09
  • Menapozun sinsi tehlikesi: Kas kaybı30 Temmuz 2026 Perşembe 12:07
  • Yazın klima kullanırken bu önerilere dikkat!29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42
  • Omurga sağlığı için 10 önemli öneri29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35
  • Yazın mantara yol açan 6 hata29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:21
  • Uzmandan elektronik sigara uyarısı!29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:48
  • Bebek sağlığı ağızdan başlar29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:47
  • Yazın mantara yol açan 6 hata!28 Temmuz 2026 Salı 15:22
  • ''Sessiz tehlike hepatiti önlemek mümkün.''28 Temmuz 2026 Salı 15:11
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0544.201 80 43