• BIST 13501.55
  • Altın 6205.71
  • Dolar 47.3921
  • Euro 54.4218
  • Bursa 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C

Sağlıklı zayıflamanın yolu

Sağlıklı zayıflamanın yolu
Psikodiyet, duygusal açlığın tedavisinde olumlu sonuçlar veriyor...

Duygusal açlık aslında hepimizin dönem dönem yaşadığı bir sorun. Çoğu zaman fiziksel olarak aç olmadığımız halde duygularımızda oluşan bazı boşlukları yemekle dolduruyoruz. Özellikle stresli, kaygılı veya depresif olduğumuz zamanlarda yeme isteğimiz daha da artıyor. Bunun sebebini aslında iki yönden inceleyebiliriz, fizyolojik ve psikolojik olarak. 

Fizyolojik olarak bakarsak, stresli olduğumuzda stres hormonu adını verdiğimiz kortizol seviyeleri kanda artar bu da mutluluk hormonu olan seratonin salgısını azaltır.Karbonhidratlı yiyecekler tüketmek seratonin hormonu salgılattığı için kendimizi tatlı veya hamur işlerinin başında bulabiliriz. 

Psikolojik açıdan bakarsak, depresyon ve üzüntü sırasında mutlu olabilmek, duygularımızdaki boşluğu doldurabilmek, bazen de öfkemizi bastırabilmek için yemek yeriz. Sadece kötüyü çağrıştıran duygular değil, mutlu olduğumuzda da kendimizi ödüllendirmek için yeme davranışını seçebiliriz. Ancak kalorili yiyecekler yedikten kısa bir süre sonra oluşan pişmanlık, depresyon seviyesinin artmasına neden olur. Kişi yemeye başlamadan öncesine göre daha kötü hissedebilir.

Beden, psikoloji ve sosyal koşullar insanlarda etkileşim halindedir. Kilo almak veya vermek psikolojimizi etkilerken aynı şekilde psikolojimiz de kilo almamızı veya vermemizi etkiler. Bu nedenle diyet ve psikoloji her zaman iç içedir.Yeme davranışında değişiklik sağlayabilmek için oluşturduğumuz bir program ‘Psikodiyet’, duygusal açlığın tedavisinde olumlu sonuçlar vermektedir. Uzman Diyetisyen Melike Çetintaş sözlerine şöyle devam ediyor;

Duygusal açlığın çözümü, yeme davranışını başka bir davranışla yer değiştirmektir. Psikodiyette de kullandığımız bazı yöntemlerle bunu sağlayabiliriz:

Bilinçaltınıza olumlu telkinler verin

Buzdağının görünmeyen kısmı olan bilinçaltı; aslında biz farkında olmadan davranışlarımızı ve hayatımızı yönetiyor. Bilinçaltına verdiğimiz olumlu mesajlar zamanla işlenerek bilinç üstüne yani davranışlarımıza yansır. Yeme davranışını bu doğru mesajlarla değiştirebiliriz. Kendi kendinize gün içerisinde telkinler verebilirsiniz. Örneğin ‘Sen bunu başarabilirsin.’, ‘Bu yemeği yememeyi sağlayacak iradeye sahipsin.’, ‘Şu anda aç değilsin.’, Verdiğin kararların arkasında duruyorsun.’ gibi kendi motivasyonunuzu arttıracak, özgüven aşılayacak telkinler oluşturabilirsiniz. Bu telkinleri günde 2-3 kez tekrarlayarak zamanla bilinç üstüne çıkararak davranışlarınızda olumlu değişiklikler görebilirsiniz.

Yürüyüş ve egzersiz de mutluluk hormonu salgılatır

Spor ve egzersiz yapmak endorfin adı verdiğimiz mutluluk hormonu salgılanmasını arttırır. Stresli olduğunuz anlarda yemek yemek yerine kısa bir yürüyüşe çıkın. Evde internetten dans veya Zumba videoları izleyebilir, dışarıya çıkmadan da küçük egzersizler planlayabilirsiniz. Birçok çalışma haftada 3 gün 30 dakika yürüyüş yapmanın depresyondan koruyucu bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor.

Nefes egzersizleri önemli

Kalabalık bir ortamdasınız, ısrarla size yemek ikram ediliyorveya evde yalnız canınız sıkılmış bir şekilde buzdolabının önündesiniz. Yemek istediğiniz yiyeceği yemeye başlamadan önce küçük bir nefes egzersizi yapın. Burnunuzdan derin bir nefes alıp, ağzınızdan mum üfler gibi yavaşça verin. Bunu birkaç kez tekrarlayın. O yiyeceği yedikten sonra neler hissedeceğinizi hayal edin. Yemek yemek bir anlık mutluluk, bu iradeyi göstermek ise sizin için çok uzun süreli bir mutluluk sağlayacaktır.

Kalorisi düşük şok diyetlerden uzak durun

Kilo vermek denilince çoğu zaman insanın aklına açlık, detoks, bazı karışımlar ve kürler geliyor. Aslında vücuda en iyi yağ kaybı sağlayan diyetler evde tükettiğimiz yiyecekleri düzenli bir şekilde yediğimiz, kalori kısıtlaması olmayan, sürdürülebilir diyetlerdir. Şok diyet uygulamak ve kalori kısıtlamak, açlığa bağlı stres oluşturacağı için kişinin yeme krizlerini daha da arttırır. Bunun yerine kendinize sağlıklı ana ve ara öğünler planlayın. Öğünlerinize kan şekerinizin dengede kalması için esmer ekmek ekleyin (tam tahıl, çavdar, tam buğday gibi)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • ''Sessiz tehlike hepatiti önlemek mümkün.''28 Temmuz 2026 Salı 15:11
  • Hafta içi bitkisel hafta sonu et!28 Temmuz 2026 Salı 12:22
  • Yutulan diş macununa dikkat!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:48
  • Kaliteli Uykunun Sırrı Isı Yalıtımı25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:46
  • Kaslarınızı 4 adımda güçlendirin!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:40
  • Zayıflama iğnesi kullananlara uyarı25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:37
  • Hemoroid lazerle tedavi edilebiliyor23 Temmuz 2026 Perşembe 14:10
  • ''Sahte Alışveriş'' Akımı Dünyaya Yayılıyor23 Temmuz 2026 Perşembe 12:57
  • Dört saatten uzun yolculuklara dikkat!23 Temmuz 2026 Perşembe 12:53
  • Sahte rezervasyon alarmı!23 Temmuz 2026 Perşembe 12:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0544.201 80 43