• BIST 13458.1
  • Altın 6174.48
  • Dolar 47.4686
  • Euro 54.7711
  • Bursa 27 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 32 °C

Diyabet hastalarına öneriler

Diyabet hastalarına öneriler
Diyabet hakkında doğru sanılan 8 yanlış!...

Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre; dünyada halen ortalama 463 milyon diyabetli hasta yaşıyor ve bu rakamın 2045 yılı itibariyle yaklaşık 700 milyona yükseleceği öngörülüyor. Avrupa’da 20-79 yaş arasında en fazla diyabetli kişilerin bulunduğu ülkeler arasında, Türkiye 6 milyondan fazla diyabet hastasıyla, Rusya ile Almanya’dan sonra 3. sırada yer alıyor. Ülkemizde yapılan TURDEP-II çalışmasına göre; tarama yapılan ve diyabet tanısı alan kişilerin yaklaşık yarıya yakını hasta olduklarını da bilmiyor! Bunun nedeni ise diyabetin yıllarca belirti vermeden sinsice ilerleyen bir hastalık olması. Dolayısıyla tanı konulduğunda en az 5-10 yıllık geçmişi olduğu varsayılıyor. Diyabetin başlangıçta şikayet oluşturmaması da tanı zamanına kadar geçen sürede hastada önemli komplikasyonların gelişmesine yol açabiliyor!   

Acıbadem Maslak Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, erken tanı konulduğunda ve tedaviler aksatılmadığında ise hastaların son derece normal ve komplikasyonsuz bir yaşam sürebileceklerini belirterek, “Erken tanı için düzenli aralıklarla açlık kan şekerinin kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. Dolayısıyla risk faktörü olmayan kişilerin 45 yaşından sonra her 3 yılda bir diyabet için değerlendirilmek üzere hekime başvurmaları gerekiyor. Ailede diyabet öyküsü, obezite, hipertansiyon, hamilelikte diyabet ve polikistik over sendromu gibi risk faktörü olan kişilerde ise açlık kan şekeri testine daha erken yaşlarda başlanması ve sıklığının artması yaşamsal öneme sahip” diyor.

Ancak toplumda diyabetle ilgili doğru sanılan hatalı bilgiler ve bu doğrultuda hareket edilmesi nedeniyle hastalığın tanısı gecikebiliyor, tedaviden etkin sonuç alınamayabiliyor veya hastalığın yol açtığı kalp damar hastalıkları gibi komplikasyonlar şiddetlenebiliyor. Peki, hangi yanlış inanışlar diyabet hastalarının hayatını güçleştiriyor? Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, diyabet hakkında toplumda doğru olduğu düşünülen 8 hatalı bilgiyi anlattı; önemli önerilerde bulundu! 

Diyabet sadece ileri yaştaki kişilerde görülür! YANLIŞ

Doğrusu: Yaygın inanışın aksine, diyabet sadece ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda, hatta çocuklarda bile gelişebiliyor. Tip 2 diyabet daha çok genetik yolla geçen, ileri yaşlarda ortaya çıkan, hatalı beslenme ve kiloyla ilişkili olan bir diyabet türü. Ancak ülkemizde obezite sıklığının artmasıyla birlikte tip 2 diyabet daha erken yaşlarda, gençlerde, hatta çocuklarda dahi tespit edilebiliyor. Genetik geçişi çok zayıf olan ve mutlaka insülin tedavisi gerektiren bir diyabet türü olan Tip 1 diyabet ise daha çok çocukluk-ergenlik dönemlerinde oluşuyor.

Diyabetli kişiler spor yapamaz! YANLIŞ 

Doğrusu: Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, diyabet hastalarının her türlü sporu yapabileceklerine dikkat çekerek, şöyle devam ediyor: “Hatta dünya çapında çok ünlü şampiyon sporcular bile var. Spor yapmak, düzenli egzersiz yapmak hastalarda kan şekerini düşürerek tedaviyi kolaylaştırıyor. Ancak unutulmamalı ki diyabetli kişiler spor yapmaya başlamadan önce diyabet tedavilerini yöneten doktorları, gerekirse kardiyoloji ile göz uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve kendilerine uygun spor programı açısından yönlendirilmeli, tedavileri düzenlenmeli” 

Diyabet hastalarının hamile kalmaları sakıncalı! YANLIŞ

Doğrusu: Diyabeti olan hastalar, kan şekerleri düzenlendiğinde hamile kalabiliyor ve son derece sağlıklı çocuklar doğurabiliyorlar. Ancak annenin diyabeti hamilelikte çocuğa geçmese de, bu süreçte kötü yönetilmiş bir diyabet ise bebekte doğum sonrası şeker düşmesi ve sarılık gibi bazı komplikasyonlara ya da annede gebelik tansiyonu, erken veya zor doğum gibi bazı ciddi tablolara sebep olabiliyor. Hamilelik öncesinde ve hamilelik boyunca şekerin düzenli takip edilmesi durumunda ise hem bebekte hem de annede komplikasyon gelişme riski oldukça düşük oluyor. 

Hamileyken insülin tedavisi bebeğe zarar verebilir! YANLIŞ 

Doğrusu: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İnan Anaforoğlu “Hamileyken diyabet için en uygun tedavi insülin tedavisidir. İnsülin plasentadan bebeğe geçmez, anneye ve bebeğe bir zararı olmaz” diyor.  

Karbonhidratlı gıdalardan tamamen uzak durulmalı! YANLIŞ 

Doğrusu: “Sadece şekerli gıdalardan uzak durarak diyet yapmak doğru değildir. Karbonhidratlar ve yeterince yağ ile proteinden oluşan dengeli bir diyet önemlidir” uyarısında bulunan Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, “Sağlıklı diyetin taze sebze-meyve, lifli gıdalardan zengin olması bekleniyor. Ayrıca glisemik indeksi düşük, kaliteli liften zengin karbohidratların tüketilmesi hastaları kan şekerindeki ani değişimlerden koruyor ve tok tutuyor. Kaliteli karbonhidratlar ayrıca sindirim sitemi ile bağışıklık sistemi için de faydalı oluyor” diyor.  

Diyabet cinsel hayatı bitiriyor! YANLIŞ 

Doğrusu: Diyabetik hastaların kan şekerleri beklenen-normal aralıklarda seyrettiği sürece cinsel fonksiyon bozukluğu olması beklenmiyor. Hastaların cinsel hayatları normal bir şekilde devam edebiliyor.

İnsülin bağımlılık yapar! YANLIŞ 

Doğrusu: İnsülin; organlarımızın ve hücrelerimizin hayatta kalmaları-beslenmeleri için ihtiyaçları olan glukozu almalarını sağlayan, pankreastan salgılanan bir hormon. Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, insülinin bağımlılık yapma özelliği olmadığını belirterek, “İnsülin eksikliğinde dışarıdan insülin verilmesi gerekiyor. Yine tip 1 diyabet, organ yetmezliği, ameliyat dönemi ve hamilelik gibi bazı özel durumlarda insülin tedavisine ihtiyaç duyulabiliyor. Bazı hastalarda diyet ve egzersizin eşlik ettiği ilaçlarla metabolik iyileşme ve kilo verme sonrasında insülin tedavisi kesilerek diğer tedavilere geçilebiliyor. Ancak hekim önerisi olmadan hastaların kendi kendilerine insülin tedavilerini asla kesmemeleri gerekiyor” diyor.  

Doğal balda-pekmezde, nar ekşisinde ve erik ile yeşil elma gibi ekşi meyvelerde şeker yoktur. Kan şekerini yükseltmezler! YANLIŞ 

Doğrusu: Balda-pekmezde, nar ekşisinde ve ekşi meyvelerde şeker vardır. Dolayısıyla kan şekerini yükseltirler. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!30 Temmuz 2026 Perşembe 16:17
  • Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!30 Temmuz 2026 Perşembe 12:09
  • Menapozun sinsi tehlikesi: Kas kaybı30 Temmuz 2026 Perşembe 12:07
  • Yazın klima kullanırken bu önerilere dikkat!29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42
  • Omurga sağlığı için 10 önemli öneri29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35
  • Yazın mantara yol açan 6 hata29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:21
  • Uzmandan elektronik sigara uyarısı!29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:48
  • Bebek sağlığı ağızdan başlar29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:47
  • Yazın mantara yol açan 6 hata!28 Temmuz 2026 Salı 15:22
  • ''Sessiz tehlike hepatiti önlemek mümkün.''28 Temmuz 2026 Salı 15:11
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0544.201 80 43