• BIST 13292.93
  • Altın 6271.99
  • Dolar 47.4068
  • Euro 54.7693
  • Bursa 27 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Boyun ağrısı ‘fıtık’ olmayabilir

Boyun ağrısı ‘fıtık’ olmayabilir
Her 3 kişiden 1’i en az bir kez bu sorunu yaşıyor!...

Boyun ağrısı tüm dünyada bel ağrısından sonra en sık görülen bölgesel ağrıyı oluşturuyor. Her 3 kişiden 1’i hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısı çekiyor.

Son yıllarda cep telefonu ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasına paralel olarak boyun ağrısı görülme sıklığı da giderek artıyor. Boyun ağrısı genellikle duruş bozukluğu ve boyun fıtığı gibi etkenler sonucu görülse de birçok önemli hastalığın habercisi de olabiliyor. 

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Siyavuş Muhammedrezai,  erken tanı birçok hastalıkta hayat kurtarıcı olabileceği için boyun ağrılarını hafife almamak gerektiğine dikkat çekerek, “Şiddetli ağrılarda hasta zaten mutlaka doktora başvuruyor. Önemli olan, tedaviye rağmen bir haftadan uzun süren ve sık sık tekrarlayan boyun ağrılarıdır. Bu hastalar mutlaka detaylı olarak araştırılıyor” diyor. Boyun ağrılarının altta yatan nedene göre tedavi edildiğini belirten Dr. Siyavuş Muhammedrezai, boyun fıtıkları, kireçlenmeler, kasların çok ya da hatalı kullanılması sonucu gelişen boyun ağrılarında girişimsel ağrı yöntemlerinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtiyor. 

Pek çok ciddi hastalığa işaret edebiliyor! 

Boyun ağrıları her zaman boyun omurgası veya yapılarına bağlı gelişmiyor; göğüs, kalp, hatta karın boşluğundaki iç organların hastalıkları bu bölgede ağrı oluşturabiliyor. Örneğin, faranjit, larenjit, kalbe bağlı anjina,  akciğer tümörü, pankreas hastalıkları, safra kesesi taşı veya iltihabı, omurga dışında gelişen boyun ağrıları arasında yer alıyor. Dr. Siyavuş Muhammedrezai,   omurgaya bağlı ağrıların da mekanik ve mekanik olmayan boyun ağrıları olarak ikiye ayrıldığını vurgulayarak, şöyle devam ediyor: “Tümör metastazları, romatizmal, enfeksiyon ve metabolik hastalıklar ile fibromiyalji, mekanik olmayan nedenleri oluşturuyor. Mekanik boyun ağrıları ise genellikle trafik kazalarında oluşan yaralanmalar sonucu boyun tutulması, kireçlenme, kötü postür, alışılmamış fiziksel aktivite, omuz kavşağı ve kol eklemlerine bağlı sorunlar nedeniyle gelişiyor. Boyun ağrılarına pek çok etkenin yol açması ise tanıyı zorlaştırıyor” 

Girişimsel yöntemlerle ‘ağrı’ kontrol altında! 

Boyun ağrılarında tedavi altta yatan etkene göre planlanıyor. Örneğin, hatalı hareketler nedeniyle gelişen kas kaynaklı boyun ağrılarında istirahat, boyun egzersizleri ve kas gevşeticiler genellikle yeterli oluyor. Ciddi olmayan boyun fıtıkları, kireçlenmeler veya miyofasial ağrılarda ilaç ve fizik tedaviyle başarılı sonuçlar alınıyor. Dr. Siyavuş Muhammedrezai, ancak tedaviye rağmen ağrı devam ediyorsa, bu hastalarda girişimsel ağrı tedavisi uygulandığını belirterek, “Ağrının tümünün veya bir kısmının kontrol altına alınmasıyla sorun çözülüyor ya da iyileşmeye yardımcı olunuyor” diyor. Selektif sinir kökü bloğu, faset eklem bloğu, disk içi enjeksiyon, sempatik blok, epidural uygulama, epidural nöroplasti, radyofrekans teknikler, lazer uygulaması, nöromodulasyon (ağrı pompası) ve omurgada kırık varsa kifoplasti veya vertebroplasti ağrıları dindirmede başvurulan girişimsel yöntemler arasında yer alıyor. 

Mikroenjeksiyon yöntemi

Mikroenjeksiyon yöntemine, özellikle eklem kireçlenmelerinde, hastanın ağrılarını azaltmak amacıyla başvuruluyor. Dr. Siyavuş Muhammedrezai, mikroenjeksiyon yönteminin sedasyon veya lokal anestezi altında kolayca uygulandığını belirterek, “Hasta işlem sırasında genelde hiç ağrı hissetmiyor. Eklem içine lokal anestezik ajan ile az miktarda kortizol enjekte edilip, aynı seansta faset eklemine radyofrekans uygulandığında, ağrılarda ciddi azalma görülüyor” diyor. Etkisi genelde işlemden hemen sonra ortaya çıkan mikroenjeksiyon yöntemi, hastaya göre, bir kaç aydan bir kaç yıla kadar etkili oluyor. Hasta günlük yaşantısına ertesi gün veya iki gün sonra devam edebiliyor. Yöntem yıllar içinde defalarca tekrarlanabiliyor. 

Epidural enjeksiyon 

Epidural enjeksiyon küçük boyun fıtıklarında, kireçlenmeye bağlı sinir sıkışmalarında veya boyun disklerinde oluşan anüler yırtıklarda ve omurilik sıkışmasına yol açmayan kanal darlıklarında ağrının giderilmesinde faydalı oluyor. Yöntem lokal anestezi veya sedasyon altında yapılıyor. Dr. Siyavuş Muhammedrezai, epidural steroidlerin güçlü antienflamatuar etkileri sayesinde, bası altında kalmış olan sinir dokusunda ödemi azaltmaları ve enflamasyonu önlemeleri nedeniyle epidural enjeksiyonun uzun yıllardır kullanıldığını vurgulayarak, “Etkisi genelde işlem sonrası başlayan yöntem uzun süre kalıcı etki sağlıyor. Hasta bir veya iki gün sonra günlük yaşamına devam ediyor. Epidural enjeksiyon da belli aralıklarla defalarca uygulanabiliyor ama genelde tekrara gerek kalmıyor” diye konuşuyor. 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Omurga sağlığı için 10 önemli öneri29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35
  • Yazın mantara yol açan 6 hata29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:21
  • Uzmandan elektronik sigara uyarısı!29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:48
  • Bebek sağlığı ağızdan başlar29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:47
  • Yazın mantara yol açan 6 hata!28 Temmuz 2026 Salı 15:22
  • ''Sessiz tehlike hepatiti önlemek mümkün.''28 Temmuz 2026 Salı 15:11
  • Hafta içi bitkisel hafta sonu et!28 Temmuz 2026 Salı 12:22
  • Yutulan diş macununa dikkat!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:48
  • Kaliteli Uykunun Sırrı Isı Yalıtımı25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:46
  • Kaslarınızı 4 adımda güçlendirin!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0544.201 80 43