• BIST 105.994
  • Altın 317,534
  • Dolar 6,2384
  • Euro 6,8405
  • Bursa 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 10 °C

"Saray kapanacak, yolsuzluk bitecek"

"Saray kapanacak, yolsuzluk bitecek"
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, partilerinin seçim bildirgelerini açıkladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, partilerinin seçim bildirgelerini açıkladı. Bin 800 liralık asgari ücretin kaynağını açıklayan Figen Yüksekdağ, "Günlük 40 bin lira elektrik parası olan sarayı kapatacağız. Evlerde siyasetçilerin, çocuklarının para sayma makinelerini, ayakkabı kutularını derdest ederseniz, yolsuzluğa karşı kararlı ve sonuç alıcı bir tutum alırsanız, Türkiye kendisinden kaçırılan çok önemli bir kaynakla buluşacak." dedi.

Demirtaş ve Yüksekdağ, seçim bildirgesini okuduktan sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. İlk soru asgari ücretle ilgili geldi. HDP'nin bin 800 lira asgari ücrete kaynağı nereden bulacağı sorusuna, Figen Yüksekdağ, şöyle cevap verdi: "Kaynak bizlerin bu zamana kadar gasp edilen gücü. Bizlere ait olan, halka ait olan kaynağı özgürleştireceğiz ve halkın yararına kullanacağız. Biz şu an bütün Türkiye toplumunun çok zengin ve bildirgemizde ortaya koyduğumuz bir dize programı gerçekleştirebilecek bir kaynak zeminine sahip olduğunu düşünüyoruz. Devletin bütçe ve harcamalarında merkezi düzeyde tasarruf politikasını etkin bir şekilde yaşama geçireceğiz. İsrafların önlenmesi ve yolsuzlukla mücadele bunun başında geliyor. Evlerde siyasetçilerin, çocuklarının para sayma makinelerini, ayakkabı kutularını derdest ederseniz, yolsuzluğa karşı kararlı ve sonuç alıcı bir tutum alırsanız, Türkiye kendisinden kaçırılan çok önemli bir kaynakla buluşacak. Gasp edilmiş kaynağına, bizler, bütün Türkiye halkları yeniden ulaşacak."

Tasarruf kaleminin önemli olduğunu kaydeden Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Örneğin sarayı kapatmak Türkiye için çok önemli bir tasarruftur. Günlük elektriği 40 bin lira. Sarayı kapatacağız. Vergi sisteminin değiştirilmesiyle çok önemli bir kaynakla buluşacağız. En önemlisi, askeri ve güvenlik harcamalarının kısılması. Eğer savaş odalı değil, güvenlik odaklı değil, barış ve insanlar için güvence odaklı siyaset yaparsanız, askeri harcamaların kaldırılması da çok daha mümkün olacaktır. Bu halkın vergileriyle gaz bombasına harcanan para, bizim okullarda dağıtacağımız sütün, çocuklara vereceğimiz yemeğin tek başına kaynağı olabilir."

DEMİRTAŞ: BARAJIN ALTINDA DA DEĞİLİZ

Seçim barajı konusundaki soruyu cevaplayan Demirtaş, "Barajı rahatlıkla aşabilecek bir motivasyonu yakaladık. Tümüyle barajın çok üstündeyiz demek için henüz erken. Önümüzdeki 45 gün içerisinde inanıyorum ki her gün oyumuz artacak. Ama barajın altında da değiliz. Bunu açıkça söylemek istiyorum." dedi.

Basın özgürlüğü konusunda görüşlerini dile getiren Demirtaş, "Bu zamana kadar parti olarak pratikte bunu uyguladık. Basının özgürce çalışabilmesi sadece akreditasyon meselesi değil. Medya patronluğundan başlayarak, medya siyaset ilişkilerine kadar tümünün gözden geçirilmesi lazım. Hem basın emekçilerinin hem medya sahiplerinin hem de basın çalışanlarının tamamının özgürce konuşması, yazması, düşünmesi gerekir. Bu konuda bizler AKP'den çok önemli dersler çıkardık. Nasıl yapılmayacağını bu 13 yıl içerisinde çok iyi öğrendik. HDP'nin güçlü olduğu bir parlamento zemininde, demokratik bir halk iktidarı kurabildiği bir zeminde elbette bütün basın çalışanları özgür olacak." şeklinde konuştu.

"Ayakkabı kutularıyla para çalanların sandıkta oy çalmayacağına güveniyor musunuz? HDP'nin seçim hileleriyle baraj altında kalması durumunda nasıl bir Türkiye tablosu öngörüyorsunuz? " şeklindeki sorularına, Yüksekdağ cevap verdi. Yüksekdağ, "Biz tabi ki hırsızlığın, onların fıtratında olduğunu çok iyi bildiğimiz için para çalma konusunda da oy çalma konusunda da çok abartılı bir iyimserlik içerisinde değiliz. Siyasi iktidarı da çalanları da gerek oy gerek para insanlığa davet ediyoruz. Bu tip hırsızlık ve antidemokratik baskıcı müdahalelere karşı tedbirlerimizi aldık. Ama bu sadece Halkların Demokratik Partisi'nin sorunu ve görevi değildir. Bütün insanlığı 7 Haziran günü sandıkların başında insanlık ve demokrasi nöbetine davet ediyorum." ifadelerini kullandı.

'OY ÇALMAYI DÜŞÜNEN VARSA DÜŞÜNMESİN DERİM'

Sandık güvenliği konusunda tedbir aldıklarını belirten Demirtaş, "Bütün sandık bölgelerinde okul sorumlularımız da akıllı telefonlar aracılığıyla kurduğumuz bir sistemle oy sayım ve tespit işlemleri merkezi olarak HDP tarafından yapılacak. Dünyanın bir çok yerinde farklı alanlarda kiraladığımız sörvırP'nin elinde olacak. Hem ıslak imzalı tutanaklarla hem de sandık sonuçları resmi sonuçlarla anında bizim sistemimize girecek. Her sandıkta gözlemcimiz olacak. YSK'nın açıkladığı sonuçlarla elimizdeki sonuçlar uyuşmadığı taktirde itirazlarımızı yapacağız. Oy çalmayı düşünen varsa düşünmesin derim." şeklinde konuştu.

Demirtaş, "Bize oy veren hangi gerekçeyle vermiş olursa olsun, bu programa bağlı kalarak çalışma yürüttüğümüz müddetçe eminim ki oy verdiklerine pişman olmayacaklar. Zaten bu güne kadar ben bu partiye verdim, 'ellerim kırılaydı' diyen çıkmadı." dedi.

1 Mayıs İşçi Bayramı'nda HDP'nin kaos planı yapacağı yönündeki iddiaları da yalanlayan Demirtaş, şöyle konuştu: "Kaos planımız yok. Saçmalıyorlar gerçekten. Ortamı germek için özel haber yaptırıyorlar. Çarpıtma, sipariş haberler yaptırıyorlar. Fakat işçi, emekçi bütün ezilenler elbette 1 Mayıs'ta alanlarda olacak. Büyük kalabalıkların AKP politikalarını protesto etmesini kaos olarak algılıyorlarsa onlar kaos yaşayacaklar."

'1 MAYIS'TA KAOS PLANINI İKTİDARA SORMAK LAZIM'

Burada söz alan Yüksekdağ ise, "HDP'nin kaos planı yok ama siyasi iktidara sormak lazım. Siyasi iktidarın var mı yok mu? Buna yanıt versinler önce. Bu haberler nereden çıkıyor, düzenleniyor bunu biliyoruz. Memleketin taşını, toprağını, meydanlarını o memleketin insana yasaklamak zaten başlı başına kaos yaratmaktır." dedi.

Eş başbakanlık sistemiyle ilgili görüşe açıklık getiren Demirtaş, "Bu model eşit temsil ilkesine dayalıdır. Ve kadının toplumsal, siyasal yaşamda bütün gücüyle, kimliğiyle özgür düşüncesiyle var olmasını esas alır. Bunu şu anda AKP siyasetçileri, uç ve uçuk bir düşünce olarak tanımlayabilirler. Fakat kadın özgür olmadan ve kadın bu topraklarda eşit yurttaş haklarına kavuşmadan erkekler zaten özgür olamazlar. Eş başbakanlık sistemi bunun da teminatıdır." ifadelerini kullandı.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • DOSABSİAD Başkanından İdlib açıklaması28 Şubat 2020 Cuma 14:26
  • İş dünyasından başsağlığı mesajı28 Şubat 2020 Cuma 14:02
  • Rusya'dan tehdit gibi açıklama28 Şubat 2020 Cuma 12:45
  • Sınırda hareketlilik devam ediyor.28 Şubat 2020 Cuma 12:33
  • Son dakika... Akar’dan açıklama!28 Şubat 2020 Cuma 12:16
  • Mülteciler sınır kapılarına gidiyor28 Şubat 2020 Cuma 11:59
  • CHP'de olağanüstü toplantı28 Şubat 2020 Cuma 01:14
  • Ankara'da Güvenlik Zirvesi28 Şubat 2020 Cuma 00:19
  • İdlib'ten acı haber: 33 şehit28 Şubat 2020 Cuma 00:01
  • Yalova Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı27 Şubat 2020 Perşembe 18:24
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78