• BIST 14127.98
  • Altın 6700.69
  • Dolar 47.9349
  • Euro 55.617
  • Bursa 23 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 24 °C

Yeme bozukluğunun riskleri

Yeme bozukluğunun riskleri
Tek bir yeme atağında, 3 ile 5 bin arası kalori alınıyor...

Sonu gelmeyen açlık hissinin altında, gizlenmiş bir yeme bozukluğu problemi olabileceğinin altını çizen Psikolog Dr. Feyza Bayraktar, her yaş grubunda görülmesi mümkün tıkanırcasına yeme bozukluğunu şöyle tanımlanıyor: “Tıkınırcasına yeme bozukluğu, kişinin rutininde yediği yiyecek miktarının çok daha fazlasını kısa bir zaman dilimi içinde kontrolden çıkmışlık hissi ile tüketmesi, sonrasında da suçluluk ve pişmanlık hissetmesidir. Kişi, kendini iradesiz olarak etiketleyip depresif hisseder; ancak bu bir yeme bozukluğudur ve psikolojik kökenlidir.”

Tek yeme atağında 3-5 bin kalori alınıyor

Günün her saatinde gerçekleşme ihtimali olsa da, yeme ataklarının daha çok akşamları tetiklendiğini belirten Bayraktar, özellikle evde yalnızken, herkesten gizli gerçekleşen tek bir yeme atağı sonucunda, ortalama 3-5 bin kalori alındığını söylüyor. 

Sıkı diyetler ve depresyon, ani yeme ataklarını tetkliyor

Çok sıkı diyetlerin yeme ataklarını tetikleyebileceğini söyleyen Bayraktar, “Can sıkıntısı, üzüntü, gerginlik gibi zorlayıcı duyguların yanı sıra, ani hayat değişimleri, iş stresi, performans kaygısı, ilişkilerde sınır koymakta zorlananma, her şeye “evet” demek zorunda hissetme ve gereğinden fazla sorumluluk alma, kişilerde tıkınırcasına yeme bozukluğu riskini arttırır” açıklamasında bulundu. 

Mutlaka destek alınmalı

Yeme bozukluğu belirtileri her ne kadar birbirine benzese de, her kişide farklılık gösterdiğini söyleyen Bayraktar, yeme bozukluğu şikayeti ile gelen kişinin türü ne olursa olsun, mutlaka bir hekim tarafından görülmesi ve sağlık kontrollerinin yapılması gerektiğini belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Yeme bozukluğu tedavisi, bu alanda uzmanlaşmış bir psikoterapist ve diğer alanlarda çalışan uzmanlarla iş birliği içinde yürütülmeli. Ben, danışanlarımla çalışırken süreci mutlaka bir dahiliye veya endokrinoloji uzmanı ile yürütüp gerektiği noktalarda da, bir psikiyatristin sürece dahil olması konusunda özen gösteriyorum. Yine, kişinin genel tablosu ve ihtiyaçları doğrultusunda, beslenme uzmanları ile de iş birliği içinde oluyorum.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sessiz ilerleyen hastalık: Osteoporoz15 Ağustos 2026 Cumartesi 13:57
  • Solaklık ne hastalık ne üstünlük15 Ağustos 2026 Cumartesi 13:52
  • Bronzlaşma cildin alarm verme şekli!15 Ağustos 2026 Cumartesi 13:50
  • Deprem sonrası kaygı her zaman hastalık değil!15 Ağustos 2026 Cumartesi 12:35
  • Yaş artıyor, katarakt riski büyüyor15 Ağustos 2026 Cumartesi 12:31
  • Ağız kuruluğu basit bir susuzluk olmayabilir!14 Ağustos 2026 Cuma 16:13
  • Göğüs ağrısının nedeni reflü olabilir!14 Ağustos 2026 Cuma 16:11
  • Yaz sıcaklarında böbreklere dikkat!14 Ağustos 2026 Cuma 15:50
  • Hipnoz beynin anlamlandırma süreçlerini destekliyor!14 Ağustos 2026 Cuma 13:14
  • Tatilde kulak enfeksiyonuna dikkat!13 Ağustos 2026 Perşembe 23:44
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0544.201 80 43