• BIST 1.365
  • Altın 463,627
  • Dolar 8,1074
  • Euro 9,7566
  • Bursa 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 9 °C

Vicdanlar Kanıyor!

Kemal Cankaya

Türkiye’de, her darbe döneminde vicdanlar kanatılıyor.

Topluma büyük oranına akıl almaz bir şekilde mağduriyetler yaşatılıyor.

FETÖ terör örgütünün ordu içerisindeki uzantılarının 15 Temmuz 2016’da yaptıkları darbe girişimin ardından yaşananlar tam anlamı ile bir trajedi.

Kamu kurumlarında, görevden el çektirmeler, ihraçlar FETÖ bahanesi ile binlerce yurttaşı mağdur ediyor.

Hiçbir şekilde bu terör örgütü ile bağlantısı olmayan, üniversitelerde yüzlerce akademisyen ihraç edildiler.

Doğal olarak yaşamsal hakları olan işlerine geri dönmek istiyorlar.

Hukuki yollardan hak aramalarının önünde engeller var, seslerini duyurabilmek için, şiddet içermeyen demokratik yollardan hak arıyorlar.

Ankara’da işlerine son verilen, akademisyenler, Semih Özakça ve Nuriye Gülmen açık grevlerinin 76’ncı günü tutuklandılar, 9 gündür cezaevindeler.

Açık grevlerini iyi bilirim.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sürecinde toplumsal olarak çok büyük travmalar yaşandı.

Yüz binlerce insan işlerinde edildiler, gözaltılar, işkenceler, tutuklamalar yapıldı, yıllarca bitmek bilmeyen davalar sürdü.

O dönemde 1402’likler, günümüzde KHK’lılar olarak, benzer yöntemler uygulanıyor.

Cezaevi koşullarında sistematik yapılan işkencelere karşı, son çare olarak açılık grevlerine ve ölüm oruçlarına gidildi.

Çözümsüzlüğe karşı son çare olarak, insanlar kendilerini feda etmek zorunda kalıyorlar.

Hiçbir insan durduğu yerde aç kalarak, kendine işkence yapmaz.

Bunun bir tek tanımı var, O da çaresizlik…

O kadar garip durumlar yaşanıyor ki, olaylar karşısında insanların vicdanları kanıyor.

Elbette sistemi aksayan yönlerine karşı muhalif sesler olacak.

Toplumsal muhalefet bütün sistemler için bir otokontrol mekanizmasıdır.

Toplumsal muhalefetin taleplerine, önerilerine karşı şiddetle cevap verildiği yerde orada sistemin adı demokrasi değil, totaliterizm olur.

AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada 80 milyon yurttaşın gönüllünde taht kuracaklarını söylüyor.

Bunca mağduriyetlerin yaşandığı, bir ülke de nasıl 80 milyonun gönüllünde taht kurulacak?

Bir terör örgütü önce siyasal bir kimlik içerisinde vücut bulur.

Bugün devletin tüm kılcal damarlarına kadar girmiş olan FETÖ’nün siyasal ayağı muamması devam ediyor.

Her dönem, her zaman olduğu gibi, sistemden imtiyazlı, ekonomik olarak güçlü olanlar, paçayı yırtıyor.

Kavurmacısı, baklavacısı, eşarpçısı, FETÖ ile aynı masada yemek yiyenler, boy boy fotoğraf çekenler, arkasından özlem methiyeleri düzenler, özgürce dolaşırken, kıyıdan köşeden manevi değerler adına hizmet verenler, masa başında su sürahisi tutanlar cezaevlerinde!

Elbette FETÖ çetesinden hesap sorulmalı.

Darbe girişinde şehit düşen 246 yurttaşın hesabı sorulacağı gibi, darbe girişinden bihaber olan, tatbikat çıktıklarını düşünen, şiddete maruz kalan erlerinde hesabı sorulmalı.  

Bu adaletsizliği hangi vicdan kabul eder?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78