• BIST 1.365
  • Altın 464,591
  • Dolar 8,1074
  • Euro 9,7566
  • Bursa 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 9 °C

Umudum Yok!

Kemal Cankaya
 
 
Bazen katıldığınız basın toplantılarında gündem konusuna dair yazı yazmayı amaçlarken, toplantı sonrası bir kahve içiminde ilginç sohbetler ortaya çıkıyor.
 
Bu sohbetlerde Türkiye’nin ahvalinin nereye gittiğini farklı konuşmalardan anlarsınız.
 
Dün, Bursa Akademik Odalar Birliği yerleşkesinde, Kimya Mühendisleri ve Tekstil Mühendisleri Odaları’nın 4-5-6 Mayıs 2017’de düzenleyeceği sempozyumun tanıtım basın açıklaması vardı.
 
Tekstil teknolojisi ve kimyasallarında ki gelişmeler, tekstil sektörünün yaşadığı sıkıntılar, Türkiye’de tekstil sektörünün geleceğinin tartışılacağı 3 günlük sempozyumun Bursa’da uluslar arası olarak, 2.incisi yapılıyor.
Bu sempozyuma farklı ülkelerden birçok bilim insanı katılacak. Tekstil sektöründe faaliyet gösteren iş adamları ve çalışanları da sorunları hakkında düşüncelerini paylaşacaklar.
 
Gelelim umudun tükendiği konuya…
 
Tekstilin teknolojik gelişimi üzerine sohbet yapılırken, siyasetin ekonomideki etkileri, derken geldik ülkenin son dönemdeki gündemine.
 
15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimi sonrası siyasetin seyrinin nereye gittiği, OHAL, KHK’lar, akabinde yeni anayasa, partili Cumhurbaşkanlığı, diğer bir deyim ile tek adamlık başkanlık sistemi ve referandum üzerine değerlendirmelere.
Genel olarak masa etrafında oturanların ortak noktada birleştiği konu, ülkenin gidişatının iyi olmadığı yönünde.
Bunun için referandumda yapılacak tercihin çok önemli olduğu, yeni anayasanın getireceği sıkıntıların, açmazların insanlara iyi anlatılması gerektiği söyleniyor.
 
Bir yandan sıkıntıların aşılması yönünde çözüme yönelik beyin fırtınası yapılırken, bizi dinleyip izleyen Oğuz Bey konuşmalar karşısında çok farklı çıkış yaparak şaşkınlığa yol açtı.
 
Hiçbir şekilde geleceğe dair umudunun olmadığını çeşitli gerekçelerle açıklamaya çalıştı.
Hala umudun var olduğunu vurgulayanlara, kesinlikle umudum yok diyerek net cevaplar veriyor.
Şunları hatırlattı:
12 Eylül 1980 darbesi sonrasında 1983 darbe anayasasına bu ülke halkının yüzde 92’si evet dedi.
Keza 12 Eylül 2010’da 26 maddelik anayasa değişimi halk oylamasına sunuldu.
Burada halkın yüzde 57.88‘inin evet, yüzde 42.12’sinin hayır oyu verdiğini belirtiyor.
 
Bir nevi insanlara ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar şeklinde ilginç bir tespitte bulunuyor.
 
Konuşmasını şöyle sürdürdü:
‘’Bu ülke halkının demokrasi kültürünün olmadığını, tam anlamı ile şark kültürünü taşıdığını, biat anlayışının hakim olduğunu görmek lazım. Neyin demokrasisinden söz ediyoruz. Sonuçta bu halk demokratik olarak yönetilmek istendiği bir siyasal anlayışı iktidara taşıyor. Buna demokrasi denilmiyor mu? Tabi ki bu da demokrasi, her siyasal anlayış toplumlara kendi anlayışını demokrasi diye dayatır. Devletin yüz yıllardır uğramadığı köyler olduğunu biliyorum. Doğuda askerlik yaptım, tanık olduklarım, yaşadıklarım karşısında umudumun olmadığını gördüm.’’
 
Yani siz ne söylerseniz söyleyin, Oğuz Bey gerekçesinin sonuna umudum yok cümlesini ekliyor.
Bir yerde haklı olmakla birlikte, işin kolayına kaçarak kenarda durmayı yeğliyor.
 
Hilelerin olduğu ortamda demokrasiden söz etmek tabi ki mümkün değil
 
Amma velakin, her türlü karanlığa rağmen küçük bir ışığa dair benim hala umudum var.
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78