• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • Bursa 14 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Siyasi Ortam Nereye Gidiyor?

Kemal Cankaya

Referandum sonucunu en yakın tahmin eden şirketlerden biri olan KONDA’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır, siyasete dair ilginç açıklama ve öngörülerde bulunuyor.

Söylediği, altını çizdiği önemli noktalar var. Şöyle ki:

"Seçim haritası 3 parçalı Türkiye'yi gösteriyor. Batı, Kürtler ve evet diyenler...’’

"Metropollerde, gelişmişliklerin olduğu yerde hayırlar önde...’’

"MHP parçalanacak, bir grup AK Parti'nin içine, bir grup BBP gibi partilerin içine katılacak.’’

"Katılım oldukça yüksek ama, gelecek siyaset içinde maksimum durum bu...’’

"Hayır-evet meselesi sadece siyasi tercih değil. Kimlik ve kutuplaşmanın ürettiği 150 yıllık bir hikâye var. Yarışma, kendi kitlesi ile AK Parti-Tayyip Erdoğan arasında oldu. Hayırcılar en başından beri birliktelerdi ve hiç dağılmadılar. AK Parti içinden gelen eksiği, MHP'den gelenlerle tamamladı. Yani yarış bizlerle olmadı. Tayyip Erdoğan ve kendi kitlesinin arasında oldu.’’

"Oyun böyle oynandığı sürece küçük partilerin hiç şansı olmayacak.’’

"Gettolaşma giderek artıyor. Siyaset gettolaşmayı bir yandan da lümpenleştiriyor.’’

"Türkiye referandumdaki bu kararları sürdüremez. Bir çözüm yolu bulmalıyız."

Bu değerlendirmelere baktığımızda, toplumsal yapıdan derin bir ayrışma olacağı savı ortaya konuyor.

Yeni anayasa ile birlikte siyaset tam anlamı ile kızağa alınmış olacak.

Tabi bu arada siyaset yeniden şekillenecektir.

Son referanduma göre evet diyenler bir siyasi parti çatısı altında toplanma ihtimali olduğu gibi, diğer tarafta asgari müştereklerde buluşan hayır cephesi de ortak bir siyasi yapı oluşturmak için bir araya gelebilirler.

Referandumda kullanılan oyların bölgesel dağılımlarına baktığımızda, gettolaşmanın ve eğitim düzeyinin düşük olduğu bölgelerde muhafazakar sağ partilerin oy oranlarının yüksek olduğunu görüyoruz.

Referandum siyaset üstü olmasına rağmen, burada bulunan seçmen yine kendine yakın bulduğu siyasi anlayıştan yana tercihini kullanıyor.

Bu bölgede yaşayan insanların öncelikli hassasiyetlerinin başında din olgusu, devlet büyüklerine itaat, biat etmek vardır.

Yani daha açıkçası yoksullukların küçük çıkarımları için mevcudun muhafazasından yana olurlar.

Türkiye siyaset tarihinde, hiçbir dönem siyasi liderler üzerinden bir tercihler durumu olmamıştır.

CHP’liler CHP’li olduklarını, DP’liler DP’li olduklarını söyleyerek siyaset yaparlardı.

Hala o gelenekçi siyaset anlayışını sürdürenlerin olduğunu görüyoruz.

AK Parti iktidarı döneminde, parti geri planda tutuldu, lider öne çıkarıldı.

Recep Tayyip Erdoğan ve diğerleri olarak siyaseti düşünebiliriz.

Erdoğan ‘’Benim AK Parti ile bundan böyle hiçbir siyasi anlamda bağım kalmadı’’ dediği andan itibaren, AK Parti diye bir siyasi hareket ortadan yok olur.

Önümüzdeki siyasi gelişmeler, iki eksende olur; statükonun korunması, statükoya karşı olanlar.

İki partili bir sisteme doğru bir evrilme süreci görünüyor.

Türkiye’de geçmiş dönemlere baktığımızda, bir siyasi yapının en uzun ömrü 20 yıldır.

Bir popülizm süreci yaşanır biter.

Her ne kadar uzun sürece ilişkin analizler, tanılar konsa da gerçeği tam anlamı ile yansıtmıyor.

Yeni sistemle birlikte Türkiye siyaseti birçok bilinmez sürprizlerle karşılaşabilir.       

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78