• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • Bursa 14 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

İttifak garabeti siyasetin tıkandığı noktadır!

Kemal Cankaya

Türk siyaset tarihine baktığımızda geçmişe dair bir ittifak kavramı yoktur.

Geçmiş dönemlerin siyasetine baktığımızda, seçimleri kazanan fakat meclis çoğunluğunu sağlayamayan partiler, meclis çoğunluğunu sağlamak adına koalisyonlar kurarlardı.

Bakanlıklar üzerinde pazarlıklar bittikten sonra, meclisten güvenoyu alarak, bulundukları süre içerisinde devleti yönetmeye çalışırlardı.

Tabi ne kadar sağlıklı yönettikleri de tartışılır bir konu olduğunu söylemden edemeyeceğim.

Bilindiği üzere azgelişmiş ülkelerin demokrasisi de az gelişmiş oluyor.

En küçük krizde koalisyon ortaklıkları bozuluyor!

Türkiye siyaseti çok partili dönemle birlikte güdük, istikrarsız, niteliksiz bir şekilde devleti yönetmeye namzet olmuşlardır.

Demokrat Partinin, 1950- 1960 arasındaki 10 yıllık tek başına iktidarı döneminin tarihçesine baktığımızda, tek adam anlayışı içerisinde güç zehirlenmesi yaşamış,  hatalı politikalarını eleştiren toplumsal muhalefeti tabir caizse faşizan baskılarla sindirmeye çalışmıştır.

Derin bir şekilde yaşanan siyasal, ekonomik, krizin içerisinde çıkamaması ülkede darbeler sürecini başlatmasına neden olmuştur.

Geçmiş tarihini bilmeyenler, ders almayanlar her dönem emperyalist devletlerin boyunduruğu altından kurtulmazlar.

Demokrat Parti döneminde olduğu gibi, bugünde tek adam yönetimi anlayışı ile istikrar sağlanamayacağını göstermiştir.

1960’dan sonra, sözde sağlanan nispi demokratik haklarla toplumsal bir rahatlama sağlandığı ön görüsü hakimdi.

Amma velakin her 10 yılda bir yapılan darbelerin arkasında Amerikan emperyalizmi olduğunu biliyoruz.

12 Eylül 1980 faşist askeri darbe sonrasında, fiili darbeler sürecinin bittiğini yerini Post modern muhtıralarla ülkeyi yöneten koalisyonlara gözdağı ayar veriliyordu.

Gelelim, AK Partinin 2002’de iktidar olduğu 17 yıllık sürece baktığımızda,  Mendres’li Demokrat Parti yönetim anlayışı ile benzeşen birçok yönü olduğunu yakın siyaset tarihini incelediğimizde görürüz.

24 Haziran 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimlerinde, ittifak adı altında niteliği, içeriği tam anlaşılamayan bir ittifak siyaseti peydahlandırıldı.

 AK Parti, MHP, CHP, İYİ parti yerel seçimlerde de ittifak yapmaya devam dediler.

Bu ittifaklar sürecine neden gereksinim duyuldu?

Genelde baktığımızda, öncelikle partilerin siyaset üretme noktasında tıkandı, yapılan araştırmalarda başta AK Parti olmak üzere diğer partilerin oylarının eridiğini görüyoruz.

AK Partinin 17 yıllık iktidar sürecinde uyguladığı ekonomik, siyasi politikaların topluma dönüşümü negatif yönde oldu.

Uygulanan yanlış politikalara karşı muhalefetin pasif kalması, radikal çıkışlar yapamaması toplumda güvensizliğe neden olmuştur.  

Hiçbir parti seçmen için tam anlamı ile güven telkin etmiyor.

İYİ Parti siyaset sürecine kısa bir zaman içerisinde girmesine rağmen beklenen rüzgarı yakalayamadığı gibi, 24 Haziran seçimlerinde aldığı sonuç tam anlamı ile hayal kırıklığı!

Diğer bir boyutu ile ise uluslararası konjonktür, iki kutuplu siyaset sürecini dayatıyor.

İttifaklar en son tahlilde partilerin birbirine ilhakı ile neticelenir.

Böyle bir durum Türkiye siyasetinde üçüncü bir yol olarak, yeni bir siyasi yapılanmayı da beraberinde getirir.

Sözün özü, ittifakların sonunda tüm partiler büyük hüsranlar yaşayacak!!!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78