• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • Bursa 16 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 13 °C

CHP’de ne değişmeli?

Kemal Cankaya

 

CHP kurultayı sonrası yapılan değerlendirmeler ve eleştirilere baktığımda çok yüzeysel olduğunu gördüm.

CHP’nin seçmeni ve parti üyeleri her seçim yenilgisinin ardından genel başkanının değişmesi gerektiğini dile getiriyorlar.

CHP’nin tarihsel geçmişini önce iyi bir şekilde analiz etmek gerekir.

Çok uzun uzadıya bir tarih analizi yapmayacağım.

CHP’nin tek parti döneminden bu yana hiçbir zaman homojen bir kimliği olmadı.

Parti içerisinde her zaman farklı sesler oldu, olmaya da devam ediyor.

Çok partili sisteme geçilmesi ile birlikte CHP’den ayrılan Celal Bayar, Adnan Menderes’in kurduğu Demokrat Parti ilk seçimlerde yüzde 50 oy alarak iktidar oldu, ikinci seçimlerde yüzde 57 oyla iktidar oldu.

CHP Cumhuriyet’ten bu yana kent elitlerinin partisi olarak halk ile hiçbir zaman sağlıklı iletişim kurumamıştır.

Tarihler boyu dar alanda kısa paslaşmalardan öteye bir politikası olmadı.

CHP’nin esas sorunu lider sorunu değildir.

Asıl sürekli olarak göz ardı edilen, CHP’nin net politikaları olmamasıdır.

80 öncesi CHP ile 90 sonrası Baykal’ın kurduğu CHP arasında çok büyük uçurumlar var.

Baykal ile beraber başlayan dar kadrocu siyaset anlayışı, küçük olsun benim olsun mantığı ile hiçbir dönem iktidar olma hedefini koymamıştır.

Toplumun genel sosyolojik yapısını iyi değerlendiren, onların taleplerine uygun net politikalar üreten bir CHP’nin oyu ancak yüzde 35’lerin üzerine çıkmaz.

Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile ayak üstü kurultaya ilişkin sohbet ettik.

Başkan Bozbey,  Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok iyi bir demokrat ve sosyal demokrat olduğunu, kurultayda kendisine rakip olan Muharrem İnce’nin kendisini sert bir şekilde eleştirmesine rağmen çok sakin bir şekilde dinleme nezaketinde bulunması ile birlikte yanında oturtmasının tam anlamı ile büyük bir nezaket örneğini olduğunu vurgulamakla birlikte, toplumun ağırlıklı olarak feodal kültüre sahip olduğunu bu nedenle onu anlamalarını zor olduğunu ifade etti.

CHP’liler, AK Parti tarafından yaratılan algı anaforuna anında kapılabiliyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu ağzı ile kuş tutsa bile, sığ düşünce içinde olan CHP’lileri ikna etmesi zor.

Kılıçdaroğlu’nun etnik kimliğinden rahatsız olan partililer olduğunu biliyoruz.

Öncelikle bir insanın hangi dine, hangi etnik kimliğe mensup olduğunun çok büyük önemi yok.

Önemli olan, toplumun yararına sağlıklı politikalar üretip üretemediğine bakmak.

Çünkü Türkiye seçmenin genel karakteristik özelliği, sağ siyasetten yana olmaları nedeni ile tercihleri o yönde oluyor.

Öncelikle CHP’de değişmesi gereken üye yapısı olduğunu düşünüyorum.

CHP kurultayında gördüğüm hava, üye yapısının niteliksiz lümpen unsurlardan oluştuğu.

Delege sisteminin tamamen kaldırılması gerekiyor.

Delegelik sisteminin kaldırılması ile birlikte il, ilçe örgütlerindeki delege ağalığı son bulacaktır.

CHP’de ivedilikle örgütlenme ve örgüt modeli değişmeli, içe dönük siyaset yapan unsurlar kesinlikle tasfiye edilmeli.

Parti örgütlerinin her seçim sonrasında performansları değerlendirilip, ona göre görevlerine devam edip etmemelerine karar verilmelidir.

CHP kurultayında çıkan parti meclisi kadrosunun daha nitelikli, dinamik kişilerden oluştuğunu söyleyebilirim.

CHP’de asıl sorun kadro sorunudur; hantal, statükocu siyaset anlayışına sahip tüm kadrolar değişmeli.

Sonuç olarak, CHP’de lider sorunu yok, politika ve kadro sorunu olduğunu görüyoruz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78