• BIST 1.365
  • Altın 465,188
  • Dolar 8,1074
  • Euro 9,7566
  • Bursa 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C

Aklınız Alıyor Mu?

Kemal Cankaya
Türkiye siyasetinde Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanı olduğu dönemden bu yana başlayan bir başkanlık sevdası başımıza musallat oldu.
 
Başkanlık sistemini dillendiren Turgut Özal ve Süleyman Demirel’in ömürleri bu yönetim şeklinin hayata geçirmeye yetmedi.
 
Gelelim, AK Parti’nin 15 yıllık iktidarında ilmek ilmek işlenen politikalarına…
 
Biliyorsunuz ki, bir sistemi yürütmek için önce ortaya projeler konur. AK Parti projeleri hayata geçirilmesi için 2000’lerin başlarında kuruldu.
 
Türkiye’de tam anlamı ile beklentilerini alamayan emperyalist ülkeler, 1960’ların sonlarına doğru Yeşil Kuşak projesini hayata geçirerek ılımlı İslam modelli din eksenli devlet yapılanmasının temellerini attı.
Kimilerine göre sıradan cahil ilkokul mezunu bir meczup, kimine göre kâinat imamı, salya sümük ağlayan, ağzını burnunu sildiği mendili almak için yarışan yüz binlerce üniversite mezun müridi olan gizemli şahsiyet FETO, bu yeşil kuşak projesinin sembol ismi olduğunu biliyoruz.
Yahu hiç aklınız, dimağınız alıyor mu?
 
Sıradan bir imam dünyanın birçok ülkesinde okullar açacak, milli manevi değerlerimizi, kültürümüzü dünyaya yayacak.
AK Parti’nin de yeşil kuşak projesinin siyasi yapılanması olduğunu, sanırım siyasetle yakından ilgilenenler iyi biliyordur.
Cemaat, devletin tüm bürokratik kurumlarında örgütlenmesini büyük oranda tamamladıktan sonra, AK Parti’nin kuruluşu ile birlikte siyasi ayağını iktidara taşıdı.
AK Parti iktidar olduktan sonra, her girdiği seçimde oylarını artırarak güç kazandı.
FETÖ/PDY siyasi ayağının tam anlamı ile olgunlaştığını, partinin ve iktidarın kendilerine teslim edilmesi gerektiğini düşünerek, dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan iktidarı teslim almak istediler.
Tabi ara yeni bir güç dengesi olarak, seçmenler tarafından benimsenen güçlü lider figürü olarak Recep Tayyip Erdoğan, ben size iktidarı teslim etmem dedi.
Sizin istediklerinizi verdik, hatta ne istediniz de vermedik diyerek meydanlarda cemaate sitemlerde bulundu.
Haksız da değil.
Devletin en hassas kurumları olan ordu dahil, adalet, sağlık, güvenlik aklınıza ne geliyorsa cemaate teslim edildi.
Ne kadar ayak bağı olabilecek, laik, seküler düşüncede insanlar varsa, her türlü mezalimliklerle görevlerinden uzaklaştırdılar.
Cemaat CIA yönetmeleri ile örgütlendiği için, kumpaslar, komplolar uzmanlık alanları Ergenekon, Sarıkız, Balyoz, Casusluk kumpası gibi davalarla, devletin askeri sistemi çökertildi.
Sıra iktidarı kendilerine teslim etmeyenleri çökertmeye geldi.
Yani anlayacağınız, besledikleri karga göz oymaya başlıyor.
17- 25 Aralık yolsuzluk kumpası ardından tabeler, kasetler, psikolojik harp.
En acısı, 15 Temmuz kanlı darbe girişimi, ülke için yeni bir dönemin miladı oldu.
Bu yalanlara inanan siyasetçiler, medya, akademisyen, aydınlar yıllarca FETÖ’ye methiyeler, övgüler dizdiler, sempozyumlarda, panellerde hoca efendileri ile kare kare sırıtık pozlar verdiler.
Darbe girişiminin ardından herkes koro halinde kandırıldık şarkısını söylemeye başladı.
Aslında bakarsanız kimsenin kandırıldığı, aldatıldığı gibi bir durum yok.
Projede senaryo böyle işliyor!
Olağanüstü hal, FETÖ operasyonları, Kanun Hükmünde Kararnameler, yeni anayasa ve başkanlık sistemi fırtınası ile Meclis’te bir uğultu, gürültü kavga.
Onca kalabalığın uğultusundan, gürültüsünden kimin en söylediği anlaşılmıyor.
O tabloda benim bir tek anladığım;
İyi şeyler olmuyor, olmayacak.
Velhasıl, tüm yaşananlar bir senaryo.
Dileriz bu filmin sonu iyi olur!
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Bursa Bakış | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78